İstanbul’da D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı’nda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “D-8 ülkeleri yalnızca iklim değişikliğinin etkilerini yaşayan ülkeler değildir. Aynı zamanda genç nüfusu, büyüyen ekonomileri, zengin doğal kaynakları, artan teknoloji kapasitesi ve şehirleşme deneyimiyle küresel çözümün şekillenmesinde belirleyici aktörlerdir. Bu yüzden D-8’in ortaya koyacağı ortak irade COP31’in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır. Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu’nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına; Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum” dedi.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında; Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya, Pakistan, Azerbaycan ve Türkiye’nin çevre ve iklimden sorumlu temsilcileri İstanbul’da bir araya geldi. D-8 kapsamında ilk kez Çevre Bakanları marjında, D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Bakan Kurum, iklim değişikliğinin ekonomik kalkınmayı, şehirleri, gıda güvenliğini, enerji sistemlerini ve toplumları etkileyen küresel bir sorun olduğunu söyledi. COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin çevreyi, şehirleri ve iklimi sürdürülebilir kalkınma vizyonunun merkezine alan güçlü bir yaklaşım ortaya koyduğunu kaydeden Bakan Kurum, “Afet sonrası yeniden inşa tecrübemizden Sıfır Atık Hareketi’ne, dirençli şehirlerden enerji verimliliğine, döngüsel ekonomiden sürdürülebilir altyapılar ve çevre teknolojilerine kadar pek çok alanda edindiğimiz birikimi COP31 sürecinde tüm taraflarla paylaşmaya hazırız” dedi.
COP31 sürecini ‘Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon’ olmak üzere üç temel değer üzerine inşa ettiklerini vurgulayan Bakan Kurum, ‘Geleceğin COP’u’ vizyonuyla hazırlanan COP31 Eylem Gündemi’nde 10 öncelikli çalışma alanı belirlediklerini söyledi. Konuşmasında 10 öncelikli alanı anlatan Bakan Kurum, COP31’in 2035 hedeflerini sıraladı: 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e yükseltilmesini, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesini, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılmasını, üretim ve imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15’e çıkarılmasını, tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ile iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimini ve iklim finansmanının sahaya daha hızlı, daha etkili ve daha kapsayıcı biçimde ulaşmasını destekleyen küresel uygulama hedeflerini ortaya koyduk. Bu hedeflerin her biri şehirlerimizin daha güvenli, ekonomilerimizin daha rekabetçi, toplumlarımızın daha dirençli ve gelecek nesillerimizin daha güçlü olmasına yönelik ortak bir dönüşüm vizyonunu temsil etmektedir.
Bakan Kurum, D-8 teşkilatının kapsayıcı vizyonuna dikkat çekerek, “D-8’in kuruluşunda mayalanan; anlaşmazlık yerine barış, çatışma yerine diyalog, sömürü yerine iş birliği, çifte standart yerine adalet, ayrımcılık yerine eşitlik ve baskı yerine demokrasi ilkelerinin günümüz dünyasında halen geçerliliğini koruduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. İşte D-8 teşkilatı bu anlayışı küresel bir düzeye taşıyarak, ülkelerimiz arasında ekonomik iş birliğini, ortak kalkınma vizyonunu ve dayanışmayı güçlendiren önemli bir platform olmuştur. D-8 ailesi, Asya’dan Afrika’ya ve Orta Doğu’ya uzanan geniş coğrafyasıyla, bir milyarı aşan nüfusuyla küresel iklim gündeminde özel bir yere ve dönüştürücü bir güce sahiptir. D-8 ülkeleri yalnızca iklim değişikliğinin etkilerini yaşayan ülkeler değildir. Aynı zamanda genç nüfusu, büyüyen ekonomileri, zengin doğal kaynakları, artan teknoloji kapasitesi ve şehirleşme deneyimiyle küresel çözümün şekillenmesinde belirleyici aktörlerdir. Bu yüzden D-8’in ortaya koyacağı ortak irade COP31’in uygulama odaklı yaklaşımı bakımından özel önem taşımaktadır” diye konuştu.
Bakan Kurum, toplantının sonunda İstanbul Deklarasyonu’nun açıklanacağını belirterek, “Bu toplantımızın en önemli çıktılarından biri olan İstanbul Deklarasyonu’nun, D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağına; Antalya’da gerçekleştirilecek COP31‘e de önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Yine D-8 Çevre ve İklim İş Birliği Platformu’nun kurulması yönündeki irade bakanlar düzeyindeki bu buluşmayı kalıcı bir teknik ve kurumsal iş birliği mekanizmasına dönüştürecektir. İstanbul’dan Antalya’ya uzanan bu ortak yolculuğun; dayanışmayı büyüten, güveni güçlendiren ve iklim eylemini hızlandıran yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM
14 gün önceGÜNDEM
14 gün önceGÜNDEM
14 gün önceSPOR
17 gün önceMAGAZİN
17 gün önceGÜNDEM
17 gün önceGÜNDEM
17 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
8080 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4994 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
3101 kez okundu
4
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
2165 kez okundu
5
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
2079 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
[…] COP31 ev sahipliği kapsamında Garanti BBVA ve BBVA COP31 İklim Değişikliği Zirvesi’nin […]
[…] düzenlenen D-8 Ülkeleri COP31 Toplantısı’nda, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı’nı desteklemek üzere […]